Skolyoz (Omurga Eğriliği) - Dr Özgür Akşan

İçindekiler

Skolyozu olan bir hastanın röntgen görüntüsü

Skolyoz, omurganın s veya c şeklinde yanlara doğru eğrilmesi durumu olup, genellikle çocukluk veya gençlik döneminde ortaya çıkar. İdiyopatik skolyoz en yaygın tür olmakla birlikte, sinir sistemi bozuklukları, kas hastalıkları, genetik koşullar veya omurganın doğumsal anormallikleri gibi faktörler de skolyoza neden olabilir.

Skolyozun Belirtileri Nelerdir?

Skolyoz, omurganın yanlara doğru eğilmesiyle karakterize edilen bir durumdur ve çeşitli fiziksel ve fonksiyonel belirtilere yol açabilir. Bu belirtiler, skolyozun şiddetine ve eğrilik derecesine göre değişkenlik gösterir.

Fiziksel Belirtiler

  1. Omuz Asimetrisi: Skolyozun en belirgin belirtilerinden biri omuz yüksekliğinde farklılıktır. Bir omuz diğerinden daha yüksek olabilir.

  2. Bel Çıkıntısı: Eğrilik nedeniyle, bir tarafın beli diğer tarafa göre daha çıkık görünebilir. Bu, özellikle birey eğildiğinde daha belirgin hale gelebilir.

  3. Kalça Yüksekliği Farkı: Skolyoz, kalça seviyesinde de asimetriye neden olabilir; bir kalça diğerinden daha yüksek görünebilir.

  4. Başın Merkezden Sapması: Skolyozlu kişilerde baş, vücudun merkezi hizasından sapmış olabilir.

  5. Göğüs Kafesi Deformasyonu: İleri skolyoz vakalarında, göğüs kafesi eğriliğe uyum sağlayarak deforme olabilir.

Fonksiyonel Belirtiler

  1. Yorgunluk Hissi: Omurganın anormal eğriliği, kasların sürekli gergin kalmasına neden olabilir, bu da kronik yorgunluğa yol açabilir.

  2. Ağrı: Omurganın eğriliği, çevre dokulara ve sinirlere baskı yapabilir, bu da sırt ve bel ağrısına neden olabilir.

  3. Nefes Alma Güçlüğü: Özellikle göğüs kafesi bölgesinde ciddi eğriliği olan vakalarda, akciğerlerin genişlemesini sınırlayarak nefes alma zorluklarına yol açabilir.

  4. Yürüme ve Duruş Değişiklikleri: Skolyoz, kişinin yürüyüş şeklini ve genel duruşunu etkileyebilir. Denge sorunları ve anormal yürüyüş paternleri görülebilir.

Skolyozun belirtileri, bireyin günlük yaşamını ve aktivitelerini önemli ölçüde etkileyebilir. Bu belirtilerin farkında olmak ve erken tanı, uygun tedavi yöntemlerinin belirlenmesinde ve durumun ilerlemesinin önlenmesinde kritik öneme sahiptir. İzmir / Alsancak’taki Dr. Özgür Akşan ve ekibi, skolyoz belirtilerini değerlendirirken bireysel farklılıkları göz önünde bulundurarak her hastaya özel tedavi planları sunmaktadır.

Risk Faktörleri

Skolyoz, omurganın yanlara doğru anormal eğriliği ile karakterize edilen bir durumdur. Bu durumun gelişmesinde çeşitli risk faktörleri rol oynayabilir. Ancak, belirli önleyici adımlarla skolyozun etkileri azaltılabilir veya durumun ilerlemesi yavaşlatılabilir.

 

Risk Faktörleri

  1. Genetik Yatkınlık: Skolyoz genellikle ailelerde görülür, bu da genetik bir bileşen olduğunu gösterir. Ailede skolyoz öyküsü olan bireylerde risk daha yüksektir.

  2. Yaş: Skolyoz en sık çocukluk ve ergenlik döneminde, özellikle büyüme atılımları sırasında ortaya çıkar.

  3. Cinsiyet: Skolyozun hafif formları her iki cinsiyette de görülebilir, ancak şiddetli skolyoz vakaları kız çocuklarında daha yaygındır.

  4. Bazı Sağlık Durumları: Nöromusküler hastalıklar, doğumsal omurga anomalileri ve bazı genetik koşullar skolyoz riskini artırabilir.

Önleyici Öneriler

  1. Erken Tarama: Skolyozun erken teşhisi, durumun ilerlemesini takip etmek ve gerekirse tedaviye başlamak için önemlidir. Okullarda ve rutin çocuk sağlığı kontrollerinde skolyoz taraması yapılması önerilir.

  2. Düzenli Egzersiz ve Fiziksel Aktivite: Düzenli egzersiz, özellikle sırt ve karın kaslarını güçlendirici aktiviteler, omurganın sağlıklı gelişimini destekleyebilir.

  3. Doğru Postür ve Ergonomi: Bilgisayar kullanımı ve diğer masa başı aktiviteleri sırasında doğru duruşu korumak, omurganın düzgün hizalanmasına yardımcı olur.

  4. Yeterli Beslenme ve Kalsiyum Alımı: Sağlıklı kemik gelişimi için yeterli kalsiyum ve D vitamini alımı önemlidir.

  5. Eğitim ve Farkındalık: Ebeveynlerin ve öğretmenlerin skolyozun belirtileri ve risk faktörleri hakkında bilgi sahibi olmaları, erken teşhis ve müdahalede yardımcı olabilir.

Skolyozun risk faktörlerinin farkında olmak ve önleyici adımları uygulamak, bu durumun etkilerini azaltmada ve ilerlemesini yavaşlatmada önemli olabilir. İzmir / Alsancak’taki kliniğinde Dr. Özgür Akşan ve ekibi, skolyoz risk faktörlerini ve önleyici stratejileri dikkate alarak hastalarına tıbbi uzmanlık ve rehberlik hizmeti sunmaktadır.

Skolyozun Çeşitleri ve Etkileri

Skolyoz, omurganın yanlara doğru eğriliği olarak tanımlanır ve çeşitli türleri vardır. Bu türlerin her birinin kendi özellikleri ve etkileri bulunmaktadır. Skolyozun anlaşılması, uygun tedavi yaklaşımlarının belirlenmesinde önemli bir rol oynar.

 

İdiyopatik Skolyoz

  • Tanımı ve Özellikleri: İdiyopatik skolyoz, en yaygın skolyoz türüdür ve genellikle çocukluk veya ergenlik döneminde ortaya çıkar. Nedeni tam olarak bilinmemektedir.
  • Etkileri: İdiyopatik skolyoz, genellikle hızlı büyüme dönemlerinde ilerler. Hafif vakalar genellikle belirgin semptomlara neden olmazken, şiddetli vakalar ciddi fiziksel deformitelere ve bazı durumlarda solunum sorunlarına yol açabilir.

Konjenital Skolyoz

  • Tanımı ve Özellikleri: Konjenital skolyoz, doğumdan itibaren var olan bir durumdur ve genellikle omurganın gelişimindeki anormalliklerden kaynaklanır.
  • Etkileri: Bu tür skolyoz, genellikle daha şiddetli ve ilerleyici olabilir. Erken müdahale gerektirebilir ve bazen diğer organ anomalileriyle ilişkilendirilir.

Nöromusküler Skolyoz

  • Tanımı ve Özellikleri: Nöromusküler skolyoz, sinir veya kas bozukluklarından kaynaklanır. Serebral palsi, kas distrofisi gibi durumlarla ilişkilidir.
  • Etkileri: Bu skolyoz türü genellikle daha şiddetlidir ve omurga eğriliği dengesizliğe, oturma ve yürüme zorluklarına yol açabilir.

Yetişkin Skolyozu

  • Tanımı ve Özellikleri: Yetişkin skolyozu, çocuklukta başlayan veya yetişkin yaşamda edinsel (dejeneratif) nedenlerle ortaya çıkan skolyozdur.
  • Etkileri: Yetişkinlerde skolyoz, kronik ağrı, hareket kısıtlılığı ve yaşam kalitesinde düşüşe yol açabilir.

Skolyozun çeşitli türleri, farklı etkilere ve tedavi gereksinimlerine sahiptir. İzmir / Alsancak’taki kliniğinde Dr. Özgür Akşan ve ekibi, skolyozun türünü ve derecesini doğru bir şekilde tanımlayarak, her hastaya özelleştirilmiş tedavi planları sunar. Bu, hastaların en iyi sonuçları elde etmelerini ve yaşam kalitelerini iyileştirmelerini sağlamak için kritik öneme sahiptir.

 

Skolyozun Günlük Yaşama Etkileri

Skolyoz, omurgada görülen eğrilik nedeniyle sadece fiziksel sağlığı değil, psikolojik ve sosyal yaşamı da etkileyebilen bir durumdur. Bu durumun yaşamın çeşitli yönlerine olan etkileri, skolyozun şiddetine ve bireyin yaşam tarzına bağlı olarak değişiklik gösterir.

 

Fiziksel Etkiler

  1. Ağrı ve Rahatsızlık: Skolyoz, sırt ve omuzlarda ağrıya neden olabilir. Bu ağrı, özellikle uzun süreli oturma veya ayakta durma gibi aktiviteler sırasında artabilir.

  2. Yorgunluk: Omurganın anormal eğriliği, kasların daha fazla çalışmasını gerektirebilir, bu da yorgunluğa neden olabilir.

  3. Fiziksel Kısıtlamalar: Skolyoz, özellikle ileri vakalarda, hareket kabiliyetini sınırlayabilir. Bu, günlük aktiviteleri ve bazı sporları yapmayı zorlaştırabilir.

Psikolojik Etkiler

  1. Özgüven ve Beden İmgesi Sorunları: Özellikle gençlerde, vücut şeklindeki değişiklikler özgüven eksikliğine ve beden imgesi ile ilgili endişelere yol açabilir.

  2. Sosyal İzolasyon: Fiziksel görünümdeki değişiklikler ve hareket kısıtlamaları, sosyal çekingenliğe ve izolasyona neden olabilir.

  3. Duygusal Stres ve Kaygı: Skolyoz teşhisi ve tedavisi, bireylerde ve ailelerinde duygusal stres ve kaygı yaratabilir.

Sosyal ve Eğitim Etkileri

  1. Sosyal Etkileşimler: Fiziksel kısıtlamalar ve özgüven sorunları, sosyal etkileşimleri ve arkadaşlık ilişkilerini etkileyebilir.

  2. Eğitimde Engeller: Skolyoz, özellikle ağrı ve yorgunluk nedeniyle, okulda uzun süre oturma veya derslere katılımı zorlaştırabilir.

Önleyici ve Destekleyici Tedbirler

  1. Fiziksel Terapi ve Egzersiz: Düzenli fiziksel terapi ve egzersiz, ağrıyı hafifletmeye ve hareket kabiliyetini artırmaya yardımcı olabilir.

  2. Psikolojik Destek: Psikolojik destek ve danışmanlık, skolyoz ile başa çıkma sürecinde bireylere yardımcı olabilir.

  3. Sosyal Destek ve Farkındalık: Skolyozla yaşayan bireylere sosyal destek sağlamak ve bu durum hakkında farkındalığı artırmak önemlidir.

Skolyoz, bireyin günlük yaşamını fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan etkileyebilir. İzmir / Alsancak’taki özel kliniğinde Dr. Özgür Akşan ve ekibi, skolyozun günlük yaşama etkilerini azaltmaya yönelik kapsamlı bir yaklaşım sunarak, hastaların yaşam kalitelerini iyileştirmeyi ve sosyal uyumlarını artırmayı hedefler. Bu süreçte, hem medikal tedavi hem de psikososyal destek önemli bir rol oynar.

Skolyozun Tanı Süreci

Skolyozun doğru tanısı, etkili bir tedavi planının temelini oluşturur. Tanı süreci, hastanın fiziksel muayenesi ve röntgen görüntüleri gibi çeşitli tanı yöntemlerini içerir. Bu süreç, skolyozun varlığını, tipini ve şiddetini belirlemek için kritik öneme sahiptir.

 

Fiziksel Muayene

  • Genel Duruş Değerlendirmesi: Hastanın genel duruşu incelenir. Omuz ve bel yüksekliğinde asimetri, başın hizalanması ve bel çıkıntıları gibi görsel belirtiler değerlendirilir.
  • Omuz ve Kalça Kontrolü: Omuz ve kalça seviyelerindeki asimetri, skolyozun önemli bir göstergesi olabilir. Bir omuz veya kalça diğerine göre daha yüksek olabilir.
  • Eğilme Testi: Hastadan eğilmesi istenebilir, bu sırada sırtta herhangi bir eğrilik veya kabarıklık aranır. Bu test, özellikle omurganın eğriliğini görsel olarak değerlendirmede yardımcı olur.
  • Nörolojik Fonksiyon Testleri: Refleksler, kas gücü ve duyu hassasiyeti gibi nörolojik fonksiyonlar kontrol edilir.

Röntgen Görüntüleri

  • Eğrilik Derecesinin Belirlenmesi: Röntgen görüntüleri, omurganın eğrilik derecesini ve yerini belirlemek için kullanılır. Bu, tedavi planlaması için kritik bir adımdır.
  • Cobb Açısı Ölçümü: Cobb açısı, skolyozun şiddetini ölçmek için kullanılan standart bir yöntemdir. Bu ölçüm, omurganın en eğri iki noktası arasındaki açıyı hesaplar.
  • İleri Görüntüleme Yöntemleri: Gerektiğinde MRI veya CT taramaları da kullanılabilir, özellikle altta yatan başka durumları veya omurga yapısındaki detayları incelemek için.

Skolyoz tanısı, detaylı fiziksel muayene ve röntgen görüntüleri gibi tanı yöntemleriyle koyulur. Bu süreç, skolyozun tipini, şiddetini ve etkilediği omurga bölgesini belirlemede esastır. İzmir / Alsancak’taki özel kliniğinde Dr. Özgür Akşan ve ekibi, her hastaya özgü tanı ve tedavi planlaması yaparak, skolyozu etkili bir şekilde yönetmeyi amaçlar. Bu yaklaşım, hastaların en iyi sonuçları elde etmelerini ve yaşam kalitelerini iyileştirmelerini sağlamak için kritik öneme sahiptir.

Uzaktan Sağlık Hizmeti

Hastalarımız, son üç ay içinde çekilmiş MRI veya bilgisayarlı tomografi görüntülerini emaryolla.com üzerinden bize ulaştırarak uzaktan sağlık hizmetimizden faydalanabilirler. Bu hizmet, tedavi sürecini daha da hızlandırmaktadır.

Emaryolla.com, kullanıcı dostu ve anlaşılır bir arayüz ile tasarlanmıştır. Bu platformun kullanımı, birkaç basit adımla gerçekleştirilebilir:

  1. Öncelikle emaryolla.com web sitesine girin.
  2. EMAR CD’nizi bilgisayarınızın CD okuyucusuna yerleştirin.
  3. Platformdaki ‘CD SEÇ’ tuşuna tıklayın ve okuyucuda yer alan CD’yi seçin.
  4. İletişim bilgilerinizi belirtin. Bu bilgilerin doğru olması, sonuçlarınızın sizinle etkin bir şekilde paylaşılması için önemlidir.
  5. ‘YOLLA’ tuşuna basın ve sonuçlarınızın uzman ekibe ulaştığından emin olun.

Bu adımların tamamlanmasının ardından, Emaryolla.com üzerindeki uzman ekip, görüntülerinizi hızlı bir şekilde değerlendirecek ve size geri dönüş yapacaktır. Bu platform, tıbbi görüntülerin değerlendirilmesi ve yönetilmesi sürecinde büyük bir kolaylık sağlar ve bu süreci daha az stresli hale getirir.

Emaryolla.com, çağımızın dijitalleşen sağlık hizmetlerine uyum sağlamak ve hastaların yaşam kalitesini artırmak amacıyla geliştirilmiştir. Sağlık sektöründe tıbbi görüntüleme sonuçlarının hızlı, güvenli ve etkin bir şekilde değerlendirilmesi için önemli bir araç olarak hizmet vermektedir.

Alternatif olarak hastalarımız e-nabız üzerindeki görüntülerini sisteme kayıtlı e-posta adreslerine DICOM formatında göndertip, gelen maili de açmalarına gerek olmaksızın tarafımıza iletebilirler.

Skolyozun Tedavisine Karar Verme Süreci: Dr. Özgür Akşan'ın Kliniğindeki Yaklaşım

1. İlk Değerlendirme ve Görüntüleme Tetkikleri

  • Skolyoz tanısı için, hastaların güncel omurga röntgenleri ve gerektiğinde manyetik rezonans (MR) veya bilgisayarlı tomografi (BT) görüntüleri incelenir.
  • Eğer güncel görüntüler mevcut değilse, Dr. Özgür Akşan’ın kliniğiyle anlaşmalı görüntüleme merkezlerinde bu çekimler yapılır.
  • Bu görüntüler ve radyolojik raporlar, klinik tarafından aynı gün içinde teslim alınır ve doktor tarafından skolyozun tipini, derecesini ve ilerleme durumunu değerlendirmek için detaylıca incelenir.

2. Fiziksel Muayene ve Değerlendirme

  • Fiziksel muayenede, doktor hastanın omurgasını, duruşunu ve eğrilik derecesini inceler. Omuz ve kalça yükseklikleri, gövde dengesi gibi görsel ve fiziksel bulgular değerlendirilir.
  • Nörolojik testler, sinir fonksiyonlarının etkilenip etkilenmediğini belirlemek için yapılır.

3. Kapsamlı Sağlık Değerlendirmesi

  • Hastanın genel sağlık durumu, skolyozun ilerlemesi ve potansiyel etkileri göz önünde bulundurularak kapsamlı bir sağlık değerlendirmesi yapılır.
  • Bu süreçte, hastanın yaşam tarzı, aktivite seviyesi ve skolyozun günlük yaşam üzerindeki etkileri de dikkate alınır.

4. Tedavi Seçeneklerinin Sunulması ve Karar Verme

  • Değerlendirme sonuçlarına dayanarak, Dr. Özgür Akşan ve ekibi tarafından hastaya uygun tedavi seçenekleri sunulur.
  • Bu aşamada, konservatif tedavi yöntemleri (örneğin bracing ve fizik tedavi) ve gerektiğinde cerrahi müdahale seçenekleri, avantajları ve riskleri ile birlikte anlatılır.

5. Tedavi Sürecinin Başlatılması

  • Hastanın onayı ile tedavi süreci başlatılır. Cerrahi müdahale gerektiğinde, operasyonun planlanması ve hazırlıkları detaylı ve etkin bir şekilde yapılır.
  • Cerrahi olmayan durumlarda, fizik tedavi programları ve diğer tedavi yöntemleri hızlı bir şekilde başlatılır.

İzmir / Alsancak’taki Dr. Özgür Akşan’ın özel kliniğinde skolyozun tedavisine karar verme süreci, her hastanın bireysel ihtiyaçlarına ve sağlık durumlarına göre özel olarak tasarlanmıştır. Her adım, hastanın en iyi sonuçları alması ve tedavi sürecinin başarısını maksimize etmek için titizlikle planlanır. Bu yaklaşım, hasta memnuniyetini ve iyileşme süreçlerini önemli ölçüde iyileştirmeyi amaçlar.

Skolyozda Alternatif Tedavi Seçenekleri

Skolyoz, çeşitli cerrahi dışı tedavi yöntemleri ile yönetilebilir. Dr. Özgür Akşan’ın kliniğinde, skolyozun şiddetine ve hastanın ihtiyaçlarına bağlı olarak bir dizi tedavi alternatifi sunulmaktadır. Bu tedaviler, skolyozun ilerlemesini yavaşlatmayı, ağrıyı azaltmayı ve hastanın genel duruşunu ve fonksiyonel kapasitesini iyileştirmeyi amaçlar.

 

Bracing (Korseler)

  • Amaç: Orta derecedeki skolyoz vakalarında, özellikle büyüme çağındaki çocuklarda omurga eğriliğinin ilerlemesini önlemek veya yavaşlatmak için kullanılır.
  • Uygulama: Çeşitli türde korseler mevcuttur ve her biri, hastanın omurga eğriliğine göre özel olarak tasarlanır. Boston korsesi ve Milwaukee korsesi gibi yaygın tipler kullanılır.
  • Etkinlik: Bracing, skolyozun ilerlemesini önlemede etkili olabilir, ancak düzenli olarak ve doğru şekilde kullanılması önemlidir.

Fizik Tedavi ve Egzersiz Programları

  • Amaç: Omurga stabilitesini artırmak, kas dengesini iyileştirmek ve ağrıyı azaltmak.
  • Uygulama: Bireyselleştirilmiş egzersiz programları, hastanın duruşunu ve esnekliğini iyileştirmeyi hedefler. Schroth metodu gibi özel egzersiz teknikleri, skolyozun yönetiminde yaygın olarak kullanılır.
  • Etkinlik: Düzenli uygulandığında, bu egzersizler skolyoz semptomlarını yönetmekte ve hastanın yaşam kalitesini artırmakta yardımcı olabilir.

Yaşam Tarzı Değişiklikleri ve Aktivite Modifikasyonu

  • Amaç: Günlük aktiviteler sırasında omurgaya binen yükü azaltmak ve duruşu iyileştirmek.
  • Uygulama: Ergonomik düzenlemeler, doğru oturma ve yürüme teknikleri, ağırlık kaldırma stratejileri gibi değişiklikler önerilir.
  • Etkinlik: Bu değişiklikler, skolyozun etkilerini azaltabilir ve hastanın günlük işlevselliğini iyileştirebilir.

Eğitim ve Farkındalık

  • Amaç: Hastaların ve ailelerinin skolyoz hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlamak.
  • Uygulama: Skolyozun ne olduğu, nasıl ilerlediği ve günlük yaşamı nasıl etkileyebileceği hakkında bilgilendirme yapılır.
  • Etkinlik: Bilinçli hastalar ve aileler, tedaviye daha iyi uyum sağlar ve tedavi sürecine daha aktif katılır.

Skolyoz için cerrahi dışı tedavi alternatifleri, hastaların ihtiyaçlarına göre özelleştirilir ve genellikle skolyozun hafif ve orta dereceli vakalarında etkili olabilir. İzmir / Alsancak’taki özel kliniğinde Dr. Özgür Akşan ve ekibi, her hastanın bireysel durumuna göre en uygun tedavi planını belirleyerek, skolyozun yönetiminde kapsamlı bir yaklaşım sunar. Bu tedaviler, skolyozun ilerlemesini yavaşlatmak, ağrıyı azaltmak ve hastanın genel sağlık durumunu iyileştirmek için tasarlanmıştır.

Cerrahi Tedavi

Cerrahi tedavi, omurgayı düzeltmeyi, stabilizasyonu sağlamayı ve skolyozun ilerlemesini önlemeyi amaçlar.

 

Cerrahi Tedavi Yöntemleri

  1. Spinal Füzyon: En yaygın skolyoz cerrahi yöntemidir. Bu işlemde, omurganın eğriliği olan bölümleri düzeltilir ve ardından bu omurlar birleştirilerek sabitlenir. Bu, genellikle metal çubuklar, vidalar ve plakalar kullanılarak yapılır.

  2. Posterior Yaklaşım: Bu yöntem, sıklıkla gençlerde görülen idiyopatik skolyoz tedavisinde kullanılır. İşlem sırasında, omurgaya metal çubuklar yerleştirilerek düzeltilir ve omurga füzyonu gerçekleştirilir.

  3. Anterior Yaklaşım: Bu yaklaşımda, hasta yan yatar ve torakoskopik video (VAT) yardımıyla omurgaya erişilir. Bu yöntem, daha az kesi gerektirir ve potansiyel olarak daha hızlı iyileşme sağlar.

  4. Dekompresif Laminektomi: Bu yöntem, genellikle spinal stenoz ile birlikte görülen skolyoz vakalarında kullanılır. Omurganın çatı kısmını oluşturan lamina çıkarılır, böylece sinirlere daha fazla alan yaratılır.

  5. Minimal İnvaziv Cerrahi (MIS): Bu yaklaşım, daha küçük kesiklerle ve gelişmiş cerrahi tekniklerle omurga füzyonunu gerçekleştirir. Endoskopi ve gelişmiş görüntüleme teknikleri kullanılır.

Cerrahi Tedavinin Hedefleri ve Beklentiler

  • Cerrahi tedavinin ana hedefleri, skolyozun ilerlemesini durdurmak, omurganın görünümünü iyileştirmek ve fonksiyonel kapasiteyi artırmaktır.
  • Cerrahi sonrası, hastalar genellikle bir iyileşme süreci geçirir ve bu süreçte fiziksel terapi önemli bir rol oynar.

Riskler ve Komplikasyonlar

  • Her cerrahi işlemde olduğu gibi, skolyoz cerrahisinde de enfeksiyon, kanama, sinir hasarı ve ameliyatın beklenen sonuçları vermemesi gibi riskler bulunmaktadır.
  • Riskler, hastanın genel sağlık durumu, skolyozun şiddeti ve cerrahi yönteme bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.

Skolyozun cerrahi tedavisi, özellikle ileri ve hızla ilerleyen vakalarda tercih edilen bir seçenektir. İzmir / Alsancak’taki özel kliniğinde Dr. Özgür Akşan ve ekibi, hastaların bireysel durumlarını dikkate alarak, uygun tedavi yöntemi konusunda hastalara bilgi verir. Cerrahi tedavi, hastanın yaşam kalitesini iyileştirmeyi ve skolyozun ilerlemesini önlemeyi amaçlar. Bu süreçte, hastaların cerrahi ve sonrasındaki iyileşme sürecini anlamaları ve buna uyum sağlamaları için gerekli bilgi ve destek sağlanır.

Cerrahi Sonrası İyileşme Süreci ve Rehabilitasyon: Skolyoz

Cerrahis sonrasında, hastaların iyileşme süreci ve rehabilitasyonu kritik öneme sahiptir. Bu süreç, hastanın hızlı ve etkili bir şekilde iyileşmesini sağlamak, omurga stabilitesini korumak ve hastanın günlük yaşamına geri dönebilmesini desteklemek için tasarlanmıştır. İzmir / Alsancak’taki Dr. Özgür Akşan ve ekibi, her hastaya özel bir iyileşme ve rehabilitasyon planı sunar.

 

Cerrahi Sonrası İyileşme

  1. Hastane Süreci: Cerrahi sonrası hastalar genellikle birkaç gün hastanede kalır. Bu süreçte ağrı yönetimi, yara bakımı ve erken mobilizasyon önem taşır.

  2. Ağrı Yönetimi: Cerrahi sonrası ağrı, uygun ağrı yönetimi stratejileri ile kontrol altına alınır. Bu, ağrı kesici ilaçlar ve gerektiğinde diğer yöntemlerle sağlanabilir.

Rehabilitasyon Programları

  1. Fizik Tedavi: Cerrahi sonrası rehabilitasyon, genellikle fizik tedavi ile başlar. Bu, kas gücünü artırmak, esnekliği iyileştirmek ve genel hareket kabiliyetini geliştirmek için bireyselleştirilmiş egzersiz programlarını içerir.

  2. Egzersiz ve Aktivite: İyileşme sürecinde, hastaların belirli egzersizleri yapmaları ve günlük aktivitelerine kademeli olarak dönmeleri teşvik edilir.

  3. Postür ve Duruş Eğitimi: Doğru postür ve duruş teknikleri, omurganın yeni hizalanmasını desteklemek ve konforu artırmak için öğretilir.

Yaşam Tarzı Değişiklikleri

  1. Evde Bakım: Cerrahi sonrası hastalar, evde bakım konusunda eğitilir. Bu, yara bakımı, aktivite düzeyinin yönetimi ve kişisel ihtiyaçların karşılanmasıyla ilgilidir.

  2. Beslenme ve Diyet: Düzgün beslenme, iyileşmeyi hızlandırmak ve genel sağlığı desteklemek için önemlidir.

  3. Psikolojik Destek: Cerrahi ve iyileşme süreci psikolojik olarak zorlayıcı olabilir. Gerekirse, hastalara psikolojik destek ve danışmanlık sağlanır.

Uzun Vadeli Takip ve Değerlendirme

  1. Düzenli Kontroller: Hastaların uzun vadeli takibi, cerrahi sonuçların değerlendirilmesi ve olası komplikasyonların erken tespiti için yapılır.

  2. Aktivite ve Sporlara Dönüş: Hastaların aktivite ve sporlara güvenli bir şekilde dönüşü, bireysel duruma ve iyileşme hızına bağlı olarak planlanır.

Skolyoz cerrahisi sonrası iyileşme süreci ve rehabilitasyon, hastanın tam ve etkili bir şekilde iyileşmesi için hayati öneme sahiptir. İzmir / Alsancak’taki özel kliniğinde Dr. Özgür Akşan ve ekibi, hastalara bu süreçte kapsamlı destek ve rehberlik sunarak, hastaların iyi sonuçlar elde etmelerine ve yaşam kalitelerini iyileştirmelerine yardımcı olur. Bu süreç, hastaların bireysel ihtiyaçlarına ve durumlarına göre özelleştirilir ve her adım titizlikle planlanır.

Özel Sağlık Sigortası

Kliniğimiz, pek çok özel sağlık sigortası ile anlaşmalıdır. Bu sayede, hastalarımızın tedavi süreçlerini daha rahat bir şekilde yönetmelerine yardımcı oluyoruz. Anlaşmalı kurumları klinik websitemize giderek görebilirsiniz.

İletişime Geçin

Boyun fıtığı tedavisi hakkında daha fazla bilgi almak veya Dr. Özgür Akşan ve ekibimizle iletişime geçmek için web sitemizi ziyaret edebilirsiniz. Alsancak, İzmir’deki kliniğimizde sizlere yardımcı olmaktan mutluluk duyarız.

Podcast: "Çocuklarda Skolyoz: Cerrahi Tedaviye Ne Zaman Karar Verilmeli?

Dr Özgür Akşan Kimdir?

   

Dr Özgür Akşan, 1977 Trabzon doğumludur. Yüksek öğrenimini Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesinde tamamlayarak 2000 yılında Tıp Doktoru olmuştur.

 

Pratisyen hekimliğini Trabzon Arpacılı Sağlık Ocağında Sorumlu Hekim olarak yapmıştır. Uzman hekimliği için, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Anabilim Dalında uzmanlık eğitimine başlamıştır ve 2007 yılında tamamlayarak Beyin ve Sinir Cerrahisi (Nöroşirürji) Uzmanı olmuştur.

 

Mecburi hizmetini tamamlamak için Muş iline atanmıştır. Göreve Muş Devlet Hastanesinde başlayan Akşan, Muş ilinde bir ilk olarak mikroskop ile bel ve boyun fıtığı ameliyatlarına başlatmıştır. Burada ayrıca Başhekim yardımcılığı görevini ve yoğun bakımların sorumluluğunu da üstlenmiştir.

 

Mecburi hizmetini tamamladıktan sonra, vatani görevini yedek subay olarak Eskişehir Hava Hastanesi Nöroşirürji bölümünde yerine getirmiştir. Sonrasında İzmir Özel Tınaztepe Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi bölümünde 6 sene çalışmıştır. Daha sonra İzmir / Alsancak’ta kendi özel muayenehanesini kurmuştur. Bu muayenehane, zaman içerisinde diğer meslektaşlarının da kendisine katılmasıyla klinikleştirmiştir ve bugün de hastalarına, muayenehanesinde (Beyin ve Sinir Kliniğinde) hizmet vermektedir. Beyin ve Sinir Cerrahisi branşında Beyin Tümörleri, beyin kanamaları, Bel ve Boyun fıtıkları, kanal daralmaları gibi hasta ameliyatlarını özel hastanelerde yapmaktadır (Hastaneler: İzmir Özel Gazi Hastanesi ve İzmir Acıbadem Kent Hastanesi).

Beyin ve Sinir Kliniği

     Beyin ve Sinir, Dr. Özgür Akşan önderliğinde İzmir’de beyin ve sinir cerrahisi alanında hizmet veren bir sağlık kuruluşudur. Alsancak’ta bulunan kliniğimizde, deneyimli hekim kadromuz ve multidisipliner yaklaşımımız ile 2016 yılından bugüne hastalarımıza hizmet vermekteyiz.

 

     Kliniğimiz, güncel tıbbi bilgiler ve uygulamalar doğrultusunda tanı ve tedavi yöntemleri sunar. Beyin ve Sinir olarak, her hastanın benzersiz ihtiyaçlarını anlamaya çalışır ve tedavi planlarımızı da bu doğrultuda şekillendirir; detaylı tanı tekniklerimizle hastalarımızın durumunu dikkatle inceler ve bu verilere dayanarak kişiye özel bir tedavi planı oluştururuz.

     Tedavi sürecinde, hastalarımızın rahatı, sağlığı ve iyiliği her zaman önceliğimizdir. Alanımızın getirdiği sorumluluk bilinciyle hastalarımızla yakın bir iletişim kurar, onların beklentilerini anlamaya çalışırız. Her adımda hastalarımızın sorularını yanıtlar, endişelerini giderir ve kendilerini güvende hissetmeleri için destek sağlarız.

 

     Bizim için, tedavi yalnızca semptomları yönetmekten öte, yaşam kalitesini artırmak ve hastalarımızın aktif yaşamlarına devam etmelerini sağlamaktır. Bu nedenle, her hastanın özel durumunu ve ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak kapsamlı bir tedavi planı oluşturmayı amaçlarız.

 

     Hastalarımızdan aldığımız geri bildirimlerle kendimizi geliştirmeye devam edip  modern teknolojiyi ve bütüncül bir tıp yaklaşımını kullanarak, her hasta için en uygun tedavi seçeneklerini sunmak en temel hedefimizdir.

 

     Deneyimli uzman kadrolarımız ve işbirliği yaptığımız, alanında önde gelen kuruluşlarla yıllardır bir çok hastamızda olumlu ilerleyen tedavi süreçleri görmek bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. 

 

     Sağlığınız ve iyiliğiniz bizim önceliğimizdir.

 

     Sizleri de kliniğimizde ağırlamaktan mutluluk duyarız.

Hukuki Koruma Bildirimi

  Bu internet sitesinde bulunan tıbbi bilgilendirme yazıları, genel bilgilendirme amacıyla sunulmaktadır. Bu bildirim ise, sitemizde yer alan tıbbi bilgilendirme yazılarının doğru kullanımını teşvik etmek ve okuyucularımızın bilinçli kararlar vermelerine yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır. Yazılarımızı okumanız ve içeriklerimizi dikkate alırken bu şartları göz önünde bulundurmanızı önemle tavsiye ederiz.

 

     Lütfen, aşağıda belirtilen şartları ve koşulları dikkatlice okuyunuz.

 

  •       İnternet sitemiz içeriğindeki yazılarımız genel bilgilendirme amaçlıdır:

     Bu yazılar, tıbbi konular hakkında genel bilgiler sunmayı amaçlar. Ancak, bu bilgiler tıbbi danışmanlık veya teşhis niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu veya semptomunuz varsa, lütfen hekiminize başvurunuz.

 

  •       Herhangi bir tıbbi karar vermeden önce bir uzmana başvurmanız gerekmektedir:

 

     Tıbbi sorunlarınızla ilgili kesin teşhis ve tedavi için bir sağlık kuruluşuna veya hekiminize danışmanız önemlidir. Yazılarımız, sağlık uzmanınızın görüşünün yerini almayı amaçlamaz.

 

  •       Hukuki sorumluluk:

 

     Bu yazılar, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla sunulmuştur. Yazılarımızdaki bilgilere dayanarak alınan herhangi bir eylem veya karardan dolayı sorumluluk kabul edilmemektedir. Bu nedenle, bu yazılardan kaynaklanan herhangi bir zarar veya kayıptan dolayı sorumluluk kabul etmiyoruz.

 

  •       İnternet sitesi içeriklerinin kullanımı:

     Tarafımızca paylaşılan ve yayınlanan yazı ve görsellerin kopyalanması, dağıtılması veya herhangi bir ticari amaçla kullanılması kesinlikle yasaktır. Yazı veya görsellerimizin izinsiz kullanılması durumunda hukuki yaptırımlara başvurma hakkımız saklıdır.