Araknoid Kist (Araknoid Kistler)

Beyin zarları arasında sıvı dolu kese - Çoğu asemptomatik, bazıları cerrahi gerektirir

BVS-CD:H06.7
ICD-10:G93.0
Alt:G93.0 - Beyin kistleri / Q04.6 - Konjenital serebral kistler

AGenel Bakış

Hastalar için hızlı ve anlaşılır bilgiler

Hastalık Nedir?

Araknoid kistler, beyin veya omurilik etrafındaki araknoid mater tabakasının ikileşmesi sonucu oluşan, beyin omurilik sıvısı (BOS) ile dolu, iyi huylu kistik yapılardır. Tüm intrakranyal kitlelerin yaklaşık %1'ini oluşturur ve genellikle konjenitaldir (primer araknoid kist). Travma, enfeksiyon veya kanama sonrası da gelişebilir (sekonder araknoid kist). En sık orta çukur/sylvian fissür bölgesinde görülür (%50-60), ardından posterior fossa (%20-30), suprasellar bölge (%10) ve konveksite gelir. Orta çukur kistleri Galassi sınıflamasına göre Tip I (küçük, sylvian fissürde), Tip II (orta-büyük, temporal lob basısı) ve Tip III (tüm temporal lobu kaplayan) şeklinde gruplandırılır. Kistler çoğunlukla asemptomatiktir ve insidental MR/BT'de tesadüfen saptanır. Semptomlar genellikle kist büyümesi, kitle etkisi veya BOS dinamiği değişikliğinden kaynaklanır. Kist büyümesi sonucu kranyal asimetri (özellikle bebeklerde fontanel kabarıklığı), baş ağrısı, nöbet, hemiparezi veya gelişme geriliği görülebilir. Posterior fossa kistleri hidrosefali, ataksi ve kranyal sinir bulguları ile prezente olabilir. Asemptomatik kistler sadece takip edilirken, semptomatik kistler cerrahi tedavi gerektirir. Cerrahi seçenekler arasında endoskopik fenestrasyon (kist duvarının açılarak BOS ile iletişim sağlanması), mikrocerrahik fenestrasyon veya kist-peritoneal şant bulunur. Endoskopik yaklaşım minimal invaziv olup özellikle orta çukur ve suprasellar kistlerde tercih edilir. Şant enfeksiyonu/tıkanma riski nedeniyle genellikle son seçenektir. Erken tanı ve uygun tedavi ile prognoz mükemmeldir, nörolojik sekeller nadirdir.

Belirtiler

Baş ağrısı (kitle etkisi, intrakranyal basınç artışı ile ilişkili)
Nöbetler (özellikle orta çukur/temporal kistlerde, fokal veya jeneralize)
Makrosefali ve fontanel kabarıklığı (bebeklerde, kist büyümesi ile)
Kranyal asimetri (baş şekli bozukluğu, temporal bölge çıkıntısı)
Bulantı ve kusma (hidrosefali veya posterior fossa kistlerinde)
Denge ve koordinasyon bozukluğu (serebellar kistler, ataksi)
Görme bozuklukları (suprasellar kistler, optik sinir/kiazma basısı)
Motor güçsüzlük veya hemiparezi (büyük orta çukur kistleri)
Gelişme geriliği ve bilişsel sorunlar (kronik beyin basısı)
Asemptomatik seyir (çoğu kist insidental bulgu, takip yeterli)

Tanı Yöntemleri

Araknoid kist tanısı öncelikle beyin görüntüleme ile konur. Manyetik rezonans görüntüleme (MRI), kistin anatomik lokalizasyonunu, boyutunu, beyin dokusuna olan etkisini ve BOS ile aynı sinyal özelliğini göstermede altın standarttır. MRI'da kist T1 sekansta hipointens, T2 sekansta hiperintens olup BOS ile identik sinyal verir; kontrast tutulumu göstermez. FLAIR sekansında tamamen söndürülür (BOS gibi). Bilgisayarlı tomografi (BT) de tanı koydurucu olup kist hipodens, BOS yoğunluğunda, kemik remodelasyonu yapabilir (özellikle orta çukur kistleri temporal kemik incelme/çıkıntı). Kist-parankimal ayırım net yapılmalıdır; epidermoid kist, nöroepitelyal kist ve genişlemiş Virchow-Robin aralıkları ayırıcı tanıda düşünülür. Epidermoid kist difüzyon MRI'da kısıtlama gösterir, araknoid kist göstermez. Nöbet ile başvuran hastalarda EEG temporal odak gösterebilir. Hidrosefali gelişen posterior fossa kistlerinde ventriküler genişleme MRI'da belirgindir. Dinamik MR-sisternografi kist ile subaraknoid aralık arasındaki iletişimi değerlendirebilir (pulse sequence kullanarak BOS akımı görüntülenir). Semptomatik kistlerde nöroşirurji konsültasyonu zorunludur; asemptomatik kistlerde periyodik görüntüleme takibi (6-12 ayda MRI) önerilir. Gebelikte fetal ultrasonografi ile antenatal tanı mümkündür; büyük kistler doğum sonrası erken değerlendirme gerektirir.

Tedavi Yöntemleri

Araknoid kist tedavisinde öncelikle semptomatik olup olmadığına bakılır. Asemptomatik kistler yıllık MRI takibi ile izlenir; büyüme veya semptom gelişirse cerrahi düşünülür. Semptomatik kistler (nöbet, baş ağrısı, kitle etkisi) cerrahi tedavi gerektirir. En minimal invaziv yaklaşım endoskopik fenestrasyon'dur: nöroendoskop ile kist duvarında açıklık oluşturularak kist BOS ile iletişim sağlanır ve dekomprese edilir. Özellikle orta çukur, suprasellar ve posterior fossa kistlerinde etkilidir; küçük insizyonla yapılır, hastanede kalış süresi kısadır (1-2 gün). Endoskopi uygun olmayan veya başarısız vakalarda mikrocerrahik fenestrasyon (kraniotomi ile kist duvarının geniş açılması) uygulanır; bu yöntem özellikle konveksite ve kompleks kistlerde tercih edilir. Kist-peritoneal şant, kist sıvısını batına drene eden bir sistem olup, nüks eden veya fenestrasyon uygun olmayan kistlerde kullanılır; ancak şant enfeksiyonu, tıkanma ve revizyon gereksinimine karşı en son seçenektir. Posterior fossa kistlerinde eşlik eden hidrosefali varsa eş zamanlı veya aşamalı ventriküloperitoneal (VP) şant yerleştirilir. Nöbet ile prezente olan orta çukur kistlerinde cerrahi sonrası antiepileptik tedavi devam edilir; %70-80 hastada nöbet kontrolü sağlanır. Galassi Tip III kistler (tüm temporal lobu kaplayan) daha agresif cerrahi gerektirebilir. Cerrahi sonrası nörolojik iyileşme çoğu hastada belirgindir, ancak kronik basıya bağlı kalıcı sekel riski vardır (özellikle geç tanı alan çocuklarda). Erken tanı ve tedavi prognozu iyileştirir; komplikasyon oranı düşüktür (%5-10). Postoperatif MRI takibi ile kist boyutu ve beyin ekspansiyonu değerlendirilir.

Endoskopik Fenestrasyon (minimal invaziv, BOS iletişimi sağlar)
Mikrocerrahik Fenestrasyon (kraniotomi ile geniş kist duvarı açılması)
Kist-Peritoneal Şant (kist sıvısı batına drene edilir)
VP Şant (eşlik eden hidrosefali varsa)
Konservatif Takip (asemptomatik kistler, yıllık MRI)
Antiepileptik Tedavi (nöbet kontrolü, cerrahi sonrası devam)
Kraniotomi ve Kist Eksizyonu (konveksite, kompleks kistler)
Gözlem ve Periyodik Görüntüleme (insidental bulgularda)

Araknoid Kist (Araknoid Kistler) Hakkında Sık Sorulan Sorular

Q1.Araknoid kist tehlikeli midir, tedavi şart mıdır?
Araknoid kistlerin büyük çoğunluğu (%60-70) asemptomatik olup yaşam boyu sorun çıkarmaz ve sadece takip gerektirir. Kist boyutu tek başına tedavi kararı vermez; semptom varlığı ve beyin dokusuna basısı önemlidir. Ancak kist büyümesi ile baş ağrısı, nöbet, gelişme geriliği veya hidrosefali gelişirse cerrahi tedavi şarttır. Özellikle çocuklarda kranyal asimetri ve fontanel kabarıklığı varsa erken müdahale gerekir. Travma sonrası kist rüptürü veya içine kanama (semptomatik subdural hematom) nadir görülür ve acil müdahale gerektirir. Düzenli MRI takibi ile büyüyen kistler erken yakalanır ve elektif cerrahi planlanır. Genel olarak, araknoid kist tanısı alarm değildir; deneyimli bir nöroşirürji uzmanı ile bireysel değerlendirme yapılmalıdır. Asemptomatik kistler için gereksiz cerrahi önerilmez.
Q2.Endoskopik fenestrasyon ile açık ameliyat arasındaki fark nedir?
Endoskopik fenestrasyon, minimal invaziv bir tekniktir: kafatasına küçük bir delik (burr hole, ~1-2 cm) açılarak nöroendoskop ile kist duvarında bir açıklık oluşturulur, böylece kist BOS ile iletişim sağlanır ve kendiliğinden boşalır. Hastanede kalış 1-2 gün, iyileşme hızlıdır, komplikasyon riski düşüktür. Özellikle orta çukur, suprasellar ve posterior fossa kistlerinde çok etkilidir (%80-90 başarı). Mikrocerrahik fenestrasyon (açık ameliyat) ise kraniotomi (kemik flebi kaldırılarak) yapılır ve kist duvarı daha geniş şekilde açılır veya parsiyel eksize edilir; bu yöntem konveksite kistleri, kompleks anatomiye sahip kistler veya endoskopi başarısız kistlerde tercih edilir. Açık cerrahide hospitalizasyon 3-5 gün sürer, yara daha büyüktür ancak nüks riski daha düşüktür. Her iki yöntemde de amaç kistin dekompresyonudur. Hangi tekniğin uygulanacağı kistin lokasyonu, boyutu ve cerrahın deneyimi ile belirlenir. Modern nöroşirürjide öncelik endoskopik yaklaşımdadır.
Q3.Cerrahi sonrası kist tekrar büyür mü, nüks olur mu?
Endoskopik veya açık fenestrasyon sonrası nüks riski %5-15 arasındadır. Nüks, kistin yeniden BOS birikmesi ile büyümesidir; genellikle fenestrasyon açıklığının kapanması veya yetersiz drenaj nedeniyle olur. Galassi Tip III (dev temporal kistler) ve multiloküle kistlerde nüks riski daha yüksektir. Nüks semptomatikse (baş ağrısı, nöbet tekrarı) revizyon cerrahi gerekebilir; bu durumda kist-peritoneal şant yerleştirme düşünülür. Şant konulan hastalarda şant tıkanması/enfeksiyonu riski %10-20 olup revizyon gerektirebilir. Postoperatif 3-6 ay sonra kontrol MRI çekilerek kist boyutu ve beyin ekspansiyonu değerlendirilir. Çoğu hastada kist kalıcı olarak küçülür ve semptomlar kaybolur. Uzun dönem takip önemlidir; çocuklarda puberte sonrasına kadar yıllık görüntüleme önerilir. Nüks riski düşük olsa da yaşam boyu farkındalık gerekir. Erken tanı ve uygun cerrahi teknik seçimi nüks riskini minimize eder.
Q4.Araknoid kist nöbetlere neden olur mu, cerrahi nöbetleri durdurur mu?
Evet, özellikle orta çukur (temporal lob) araknoid kistleri nöbetlere neden olabilir. Kist, temporal lob korteksine kronik basıyla epileptik odak oluşturur. Hastaların %30-40'ı fokal (parsiyel) veya sekonder jeneralize nöbetlerle başvurur. EEG incelemesinde temporal odak saptanır. Cerrahi fenestrasyon ile kistin dekompresyonu, beyin dokusunun yeniden genişlemesini sağlar ve nöbet sıklığını azaltır. Çalışmalara göre, cerrahi sonrası hastaların %70-80'inde nöbet kontrolü sağlanır veya nöbet sıklığı belirgin azalır. Ancak uzun süreli epileptik odak gelişmiş hastalarda cerrahi bile tam kontrol sağlamayabilir; bu nedenle antiepileptik ilaç (AEİ) tedavisi cerrahiye ek olarak devam ettirilir. İlaca dirençli epilepsi vakalarında temporal lobektomi (kistle birlikte epileptik odağın çıkarılması) düşünülebilir. Erken tanı ve cerrahi, nöbet prognozu için kritiktir. Çocukluk çağında yapılan cerrahi, gelişmekte olan beyinde kalıcı hasar önleyerek nörolojik sonuçları iyileştirir. Nöroloji ve nöroşirürji işbirliği ile multidisipliner yaklaşım önemlidir.
Q5.Araknoid kist doğuştan mı, yoksa sonradan mı oluşur?
Araknoid kistlerin büyük çoğunluğu (%90) konjenitaldir (primer araknoid kist) ve intrauterin dönemde araknoid zarın anormal gelişimi sonucu oluşur. Bu kistler genellikle hayatın erken döneminde (çocukluk/ergenlik) tesadüfen veya semptomlarla tanı alır. Ancak araknoid membranın ikileşmesi yavaş olduğundan yetişkinlikte de ilk kez tanı konabilir. Sekonder araknoid kistler ise travma, enfeksiyon (menenjit, abse), subaraknoid kanama veya beyin cerrahisi sonrası araknoid zarın yapışması/skarlaşması ile oluşur. Travmatik kistler genellikle kafa travması sonrası aylarca veya yıllarca sonra ortaya çıkar. Primer ve sekonder kistler görüntülemede benzer görünür, ancak öykü ve lokasyon ayırt ettirir (örneğin, eski ameliyat bölgesinde kist varsa sekonderdir). Genetik faktörler primer kistlerde rol oynar; ailesel araknoid kist vakaları bildirilmiştir ancak nadir. Fetal ultrasonografi ile gebelikte tanı konabilir; büyük kistler doğum sonrası erken değerlendirme gerektirir. Konjenital kistler yaşam boyu stabil kalabilir veya yavaşça büyüyebilir; büyüme hormonal değişiklikler (puberte, gebelik) ile tetiklenebilir.
Q6.Araknoid kist ameliyatının riskleri nelerdir?
Araknoid kist cerrahisi genel olarak düşük riskli bir işlemdir (%5-10 komplikasyon oranı). Endoskopik fenestrasyon minimal invaziv olduğundan riskler daha düşüktür: enfeksiyon (%1-2), kanama (%1-2), BOS kaçağı (%2-3), nöbet (%1). Mikrocerrahik fenestrasyon (kraniotomi) daha geniş açılım gerektirir; ek riskler arasında yara enfeksiyonu, subdural hematom (%3-5), geçici nörolojik defisit (özellikle motor/dil alanlarına yakın kistlerde) bulunur. Kist-peritoneal şant yerleştirmede şant enfeksiyonu (%5-10), şant tıkanması (%10-15) ve revizyon gereksinimleri vardır. Posterior fossa cerrahisinde kranyal sinir hasarı (nadir, <%1) ve serebellar ödem riski vardır. Anestezi riski tüm cerrahilerde mevcuttur ancak çocuklarda ve yetişkinlerde modern anestezi çok güvenlidir. Nöroşirürji deneyimi komplikasyon oranını belirgin azaltır; yüksek hacimli merkezlerde sonuçlar daha iyidir. Cerrahi sonrası erken mobilizasyon, enfeksiyon profilaksisi ve dikkatli yara bakımı komplikasyonları minimize eder. Genel olarak, semptomatik kistlerde cerrahi yararı riski çok aşar. Cerrahisiz kronik beyin basısı, kalıcı nörolojik sekellere (bilişsel gerileme, motor defisit) yol açabilir. Erken cerrahi, uzun dönem prognoz için en iyi seçenektir.
Detaylı rehber yükleniyor...

Bu Sayfayı Paylaşın

Bilgilendirici içeriği sevdiklerinizle paylaşın

Başka Bir Hastalık mı Arıyorsunuz?

134 nöroşirürji hastalığı içinde arama yapın

Popüler aramalar:

Diğer Hastalıklara Göz Atın

Popüler aramalar:

Doç. Dr. Özgür AKŞAN

Beyin ve Sinir Cerrahisi

Detaylı bilgi ve kişiye özel tedavi planı için randevu alın.

Randevu Al

MR Görüntülerinizi Gönderin

EmarYolla.com ile ücretsiz ön değerlendirme alın.

MR Yolla →

Hizmetlerimiz

Kapsamlı Nöroşirürji Hizmetleri - A·B·C·H

Hangi alanda yardıma ihtiyacınız var?

Araknoid Kist (Araknoid Kistler) (ICD-10: G93.0) Tedavisi | Doç. Dr. Özgür AKŞAN