Kraniofaringioma

Hipofiz bölgesinde gelişen iyi huylu tümör

BVS-CD:H02.2
ICD-10:D44.4
Alt:D44.4

Hastalık Nedir?

Kraniofaringioma, embriyonik Rathke poşunun epitelyal kalıntılarından kaynaklanan iyi huylu (WHO Grade 1) ancak lokal agresif davranış gösteren sellar/suprasellar tümördür. Tüm intrakranyal tümörlerin %1-3'ünü, çocukluk çağı beyin tümörlerinin %5-10'unu oluşturur. Bimodal yaş dağılımı gösterir - 5-14 yaş arası (en sık çocukluk piki) ve 50-75 yaş arası (erişkin piki). Çocuklarda adamantinomatöz tip (%90), erişkinlerde papiller tip daha sıktır. Histolojik olarak benign olmasına rağmen kritik anatomik lokalizasyonu (hipotalamus, optik kiazma, hipofiz sapı yakınlığı) nedeniyle yönetimi zordur. Adamantinomatöz tip kalsifikasyon (%90), kist formasyonu (%90 - 'motor yağı' görünümlü sarı kahverengi sıvı), solid komponent içerir ve CTNNB1 (beta-katenin) mutasyonu taşır. Papiller tip solid, kalsifikasyonsuz, sadece yetişkinlerde görülür ve BRAF V600E mutasyonu taşır. Tümör suprasellar, intrasellar veya kombine yerleşimli olabilir. Suprasellar büyüme hipotalamusa invazyon (obezite, uyku bozuklukları, davranış değişiklikleri), optik kiazmaya bası (görme kaybı), 3. ventrikül basısı (hidrosefali) yapar. Hipofiz sapı tutulumu hipopitüitarizm ve diabetes insipidus'a yol açar. Çocuklarda büyüme geriliği ve gecikmiş pubertal gelişim sık görülür. Erişkinlerde yorgunluk, seksüel disfonksiyon, hipopitüitarizm belirtileri öne çıkar. Kraniofaringiomalar rekürren eğilimlidir (%10-62 oranında nüks) ve nüks tümörler daha agresif seyredebilir. Bazı olgularda spontan kist rüptürü veya tümör içi kanama aseptik menenjiit kliniğine yol açabilir. Yaşam kalitesi genellikle tümörden çok tedavi komplikasyonları (hipotalamik hasar, hipopitüitarizm, görme kaybı, kognitif bozukluklar) tarafından belirlenir.

Belirtiler

Görme bozuklukları ve progresif görme alanı kayıpları - bitemporal hemianopsi, tek taraflı körlük
Hormonal eksiklikler ve hipopitüitarizm - büyüme hormonu, tiroid, adrenal yetersizliği
Büyüme geriliği ve boy kısalığı (çocuklarda) - GH eksikliği, puberte gecikmesi
Baş ağrısı - intrakranyal basınç artışı, hidrosefali veya kitle etkisi
Poliüri ve polidipsi - diabetes insipidus (ADH eksikliği)
Kilo alımı, hiperfaji, uyku bozuklukları - hipotalamik disfonksiyon

Tanı Yöntemleri

MR görüntüleme altın standarttır. T1'de heterojen sinyal (kist hiperintens, solid hipointens), T2'de hiperintens kist, kalın düzensiz duvar, nodüler kontrast tutulumu, kalsifikasyon (BT'de daha iyi görülür - %90) karakteristiktir. Suprasellar yerleşim, 3. ventrikül tabanına yapışık, optik kiazma ve hipofiz sapını çevreleyen/içine alan kitle görünümü tipiktir. Purcell sınıflaması tümörün yerleşimini (sellar, prekirazmatik, retrokirazmatik) tanımlar. Detaylı hormonal değerlendirme esastır: Sabah kortizol, ACTH, TSH, serbest T4, IGF-1, LH, FSH, testosteron/estradiol, prolaktin bazal düzeyleri ölçülür. Su deprivasyon testi veya serum/idrar osmolalitesi ile diabetes insipidus araştırılır. Görme alanı muayenesi (Humphrey perimetrisi) ve görme keskinliği testi yapılır. Ayırıcı tanıda Rathke kleft kisti (kalsifikasyonsuz, intraseller), hipofiz adenomu (sellar yerleşim), meningiom, pilositik astrositoma, germ hücreli tümör düşünülmelidir. BOS tümör markerleri (AFP, beta-hCG) germ hücreli tümörü ekarte etmek için bakılabilir. Postoperatif erken MR (<48-72 saat) rezeksiyon derecesini değerlendirir. Çocuklarda nöropsikolojik değerlendirme (IQ, hafıza, dikkat testleri) ve endokrinolojik takip (büyüme eğrisi, pubertal gelişim Tanner evrelemesi) önemlidir. Obezite riski yüksek olduğundan vücut kitle indeksi (BMI) takibi gerekir.

Tedavi Yöntemleri

Tedavi stratejisi tartışmalıdır - gross total rezeksiyon (GTR) vs. subtotal rezeksiyon + adjuvan radyoterapi denge aranır. GTR nüks riskini azaltır (%10-20) ancak hipotalamik hasar riski yüksektir (obezite, davranış bozuklukları, uyku apnesi, kognitif bozukluk). Subtotal rezeksiyon (STR) hipotalamik fonksiyonları korur ancak nüks riski artar (%40-60), adjuvan radyoterapi ile nüks riski %20'ye düşer. Cerrahi yaklaşımlar: Transsfenoidal (sellar/intrasellar), transkranyal pterional (suprasellar), transkallosal (3. ventrikül içi), kombine yaklaşımlar. Kist içerikli tümörlerde intrakaviter tedavi (interferon-alfa, bleomisin) seçenek olabilir - kist içine kateter yerleştirilerek uzun süreli drenaj ve sklerozan madde enjeksiyonu. Radyoterapi (konvansiyonel fraksiyonel RT 50-54 Gy, stereotaktik RT, proton terapisi) subtotal rezeksiyon sonrası veya rekürren tümörlerde uygulanır. Proton terapisi çocuklarda uzun dönem radyasyon hasarını azaltır. Hedefe yönelik tedaviler araştırılmaktadır - BRAF inhibitörleri (dabrafenib, vemurafenib) papiller tip için umut verici. Tüm hastalarda yaşam boyu hormon replasman tedavisi gerekir: Hidrokortizon (adrenal yetmezlik), levotiroksin (hipotiroidi), büyüme hormonu (çocuklarda), seks hormonları (hipogonadizm), desmopressin (diabetes insipidus). Çocuklarda psikososyal destek, okul uyumu programları, aile eğitimi önemlidir. Hipotalamik obezite gelişirse beslenme danışmanlığı, egzersiz programı, bazen bariatrik cerrahi gerekir. Multidisipliner takip (nöroşirürji, endokrinoloji, radyasyon onkolojisi, oftalmoloji, nöropsikoloji) esastır.

Mikrocerrahi Rezeksiyon (Transsfenoidal veya Transkranyal Pterional Yaklaşım)
Fraksiyonel Radyoterapi veya Proton Terapisi (STR Sonrası veya Rekürrens)
İntrakaviter Tedavi (Bleomisin, İnterferon-alfa) - Kist Predominant Lezyonlar
Yaşam Boyu Hormon Replasman (Hidrokortizon, Levotiroksin, GH, Desmopressin, Seks Hormonları)

Kraniofaringioma Hakkında Sık Sorulan Sorular

Q1.Kraniofaringioma iyi huylu mu kötü huylu mu?
Kraniofaringioma histolojik olarak iyi huyludur (metastaz yapmaz), ancak kritik lokalizasyonu (hipofiz, hipotalamus, optik sinirler) nedeniyle klinik davranışı agresiftir. Tam çıkarılması zordur ve nüks riski yüksektir (%10-50). Hipotalamus hasarı kalıcı hormon bozuklukları, obezite ve nörokognitif sorunlara yol açar.
Q2.Kraniofaringiomada tam ameliyat mı yoksa kısmi ameliyat mı daha iyidir?
Bu tartışmalı bir konudur. Agresif total rezeksiyon nüks riskini azaltır ancak hipotalamus hasarı riskini artırır. Kısmi rezeksiyon + radyoterapi (veya radyocerrahi) daha az komplikasyonla benzer sonuçlar verir. Güncel eğilim fonksiyonları koruyarak maksimal güvenli rezeksiyon + adjuvan radyoterapidir. Tedavi planı hasta yaşına, tümör boyutuna ve yerleşimine göre bireyselleştirilir.
Q3.Kraniofaringioma neden çocuklarda görülür?
Kraniofaringioma embryonik Rathke poşunun kalıntılarından gelişir. İki tiptir: adamantinomatöz tip çocuklarda (5-15 yaş), papiller tip erişkinlerde (40-55 yaş) görülür. Çocuklarda büyüme geriliği, boy kısalığı ve puberte gecikmesi ile başvurabilir. Erken tanı ve hormon replasman tedavisi ile büyüme-gelişme desteklenebilir.
Q4.Ameliyat sonrası hormon problemleri kalıcı mıdır?
Ameliyat öncesi mevcut hormon eksiklikleri genellikle kalıcıdır. Ameliyat sonrası yeni gelişen hormon eksiklikleri hipofiz sapı veya hipotalamus hasarına bağlıdır ve çoğu kalıcıdır. Hastalara yaşam boyu hormon replasman tedavisi (tiroid hormonu, kortizol, GH, cinsiyet hormonları, desmopressin) verilir. Düzenli endokrinoloji takibi şarttır.
Q5.Kraniofaringiomada radyoterapi etkili midir?
Evet, kraniofaringioma radyasyon duyarlı bir tümördür. Stereotaktik radyocerrahi (Gamma Knife, CyberKnife) veya fraksiyonel radyoterapi (50-54 Gy) kısmi rezeksiyon sonrası veya rekürrens durumunda çok etkilidir. Tümör kontrolü %80-90'dır. Radyoterapi nüksetmiş hastayıda kurtarma tedavisi olarak başarıyla uygulanır.

Bu Sayfayı Paylaşın

Bilgilendirici içeriği sevdiklerinizle paylaşın

Yardıma mı ihtiyacınız var?

Uzman değerlendirmesi için hemen randevu alın.

Diğer Hastalıklara Göz Atın

Popüler aramalar:

Doç. Dr. Özgür AKŞAN

Beyin ve Sinir Cerrahisi

Detaylı bilgi ve kişiye özel tedavi planı için randevu alın.

Randevu Al

MR Görüntülerinizi Gönderin

EmarYolla.com ile ücretsiz ön değerlendirme alın.

MR Yolla →
Kraniofaringioma (ICD-10: D44.4) Tedavisi | Doç. Dr. Özgür AKŞAN